=AŞK DENİLEN ŞEY=
Bir hayalin peşinde yıllarca koşabilmektir aşk.Üstelik harcanan yılların sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen.
Günleri, geceleri, bir odaya kapanarak geçirirken bir telefon çığlığına, bir kapı ziline ömrün yarısını verebilmeyi düşünmektir aşk.
Ya da duyulacak bir sesle ömrün üzerine bir ömür daha ekleneceğini hissetmektir aşk.
Birine hayatını bağlamışken, onsuz yapamayacağını düşünürken bir gün yapayalnız kalma korkusunun bütün vücudunu titremesidir aşk.
İhanet dediğimiz iki yanı keskin bıçağın üzerinde yürüme riskini göze almaktır aşk.Bu bıçak ki, saplanabilir yüreğine.
Bıçağın verdiği acıyı bütün hücrelerinde hissetmene rağmen onu iyi edecek hiçbir ilacı bulamamanın verdiği çaresizliği yaşamaktır aşk.
Her şey çok iyi giderken, mutluluk ormanına her gün yepyeni fidanlar ekerken, insanların sana ve ona gıpta ile baktığını düşünürken bir sabah uyandığında onu yanında bulamamak fikrinin seni deli etmesidir aşk.
Terk edildiğinde hayata küseceğini, suçlayacak yüzlerce insan bulacağını, kin tutacağını, intikam yeminleri edeceğini bilmektir aşk.
Bir özlem şarkısının içini eriten ezgilerinin kulağından girip yüreğine doğru akmasını, sonra da gözlerinden damla damla dışarıya taştığını hissetmektir aşk.
Hiç görmediğin, hiç dokunmadığın, sesini bile duymadığın birine tutkuyla bağlanmaktır aşk.Belki de gördüğün ilk anda bitecektir bu tutku.Buna rağmen delicesine özlemektir aşk.
Tutkun yüzünden aptallıkla suçlamayı da göze almaktır aşk.Sana ‘aptal’ diyenlere söyleyecek hiçbir kelime bulamazken yüreğinin ‘Onu seviyorum’ diye haykırmasıdır aşk.
Plansız, hesapsız, ölçmeden, biçmeden, kaygısızca,ama her olumsuzluğu da göze alarak kendini bırakmaktır aşk.
Güçtür aşk.Yenilgi sadece zayıflara mahsustur ve aşkın zayıflığa tahammülü yoktur.Bu yüzden her türlü pisliğe, vurdumduymazlığa, kalleşliğe, iki yüzlülüğe karşı kazanılmış bir zaferdir aşk.
Yarını hiç düşünmeden sadece içinde bulunduğun anın hazzını bütün benliğinde hissedebilmektir aşk.
Sayılarla, harflerle belirlenmiş her şeye meydan okuyan bir belirsizliktir aşk.O belirsizliğin içinde savrulurken bir sonraki günü dakikası dakikasına planlamanın ne kadar saçma olduğunu görebilmektir aşk.
Ve aslında hiçbir benzetmenin, hiçbir tarifin aşkı tanımlamaya yetmeyeceğini bile bile, bu konu üzerine yazma cesaretini gösterebilmektir aşk....